Başlarken
Türkiye Sinema Konseyi, Türkiye sinema sektöründe var olan meslek örgütleri, toplu telif ve hak izleme birlikleri ile festival düzenleyen kuruluşların delegelerinden oluşan bir zemin.
Konsey’in amacı, farklı mecralar için film/drama üreten sinema sektörünün üretim, dağıtım, gösterim ve eğitim alanlarında yer alan farklı kesimlerin ortak çıkarlarını tanımlamak; iletişimini sağlamak, bu zeminde ortak politikalar üretmek; Dünyalılaşma sürecimize hız kazandırmak.
Bu amaca uygun olarak, geleneksel hiyerarşik kurumsal formlardan farklı; çok seslilik, katılım ve mutabakat ilkelerini esas alan; çoğunluk hegemonyasına karşı azınlık haklarını önemseyen bir yapı olarak tasarlandı. Aynı bakış açısının ürünü olarak “yönetim” kavramı yerine “moderasyon” kavramı benimsendi. Bu nedenle “yönetim kurulları” yerine “icra kurullarımız” ve “sözcülerimiz” oldu.
Bundan böyle azami üç ayda bir, düzenli raporlar yayınlamayı amaçlıyoruz.
Raporlar aracılığıyla, Konsey’in gündemlerinin, tartışma ve kararlarının sektörel düzeyde bilinirlik kazanmasını, çok önemli bir ihtiyacımız olan iletişimin ilk adımlarını oluşturmasını hedefliyoruz. En kısa süre içinde Konsey’in kurumsal kimlik çalışmasını sonlandırıp, raporları aylık e-bültenlere dönüştürmeyi de planlıyoruz.
Sinema Konseyi İletişim Grubu
1. AB Uyum Süreci, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası Çalıştayı
Çoğumuzun ne yazık ki haberdar olmadığı AB uyum sürecinde, Fikri Mülkiyet başlığı altındaki çalışmaların 2010’da tamamlanması gerekiyor. AB ilgili komisyonu kağıt üzerindeki tam uyum için son bir rapor sunmuş başta terminolojik uyum olmak üzere bütün yasal düzenlemelerin 2010 da sonlandırılmasını istemiş; Telif Eserler ve Sinema Genel Müdürlüğü yaratıcı endüstrilerin tümünden raporlar talep etmişti.
Bunun üzerine Sinema Oyuncuları ve Eser Sahipleri Birliklerinin girişimiyle 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası tasarısı taslağı, bütün alanların 16 meslek birliğinin (toplu telif/hak yönetimi örgütleri/collective menagement organization’s) katılımıyla, Bilgi Üniversitesi Fikri Mülkiyet Hukuku Atölyesi’nde düzenlenen çalış tayda masaya yatırıldı.
Devletin kendi koyduğu yasayı işler hale getirebilmesi için ortaya konan yaklaşımlar alan meslek birlikleri tarafından büyük ölçüde kabul gördü. Yasanın uygulanmasında yaşanan sıkıntıların önüne geçilmesi için, somut öneriler, hukuk çerçevesinde yazıya döküldü.
Yayıncılar Birliği, yasanın zaten yamalı bohçaya döndüğünü, bu vesileyle radikal bir biçimde yeniden yazıma tabi tutulup, yalın ve nitelikli bir hale getirilmesi önerisi genel kabul gördü.
Sinema alanındaki meslek biriliklerinin yönetimlerini yaşamsal bir görev bekliyor. Bakanlığın hakemliğinde RATEM ve Turizm sektörüyle en kısa zamanda masaya oturmak ve yeni yasayı kusursuz hale getirmek zorundayız. Her iki kuruluşun temsilcilerinin telif konusunda uzlaşmaya açık bir tutum sergilemeleri de sürece ilişkin umut verici noktalardan biri…
2. Avrupa Birliği İlerleme Raporunda Türkiye’nin Fikri Mülkiyet alanındaki resmi
Brüksel, 14 Ekim 2009
4.7. Fasıl 7: Fikri Mülkiyet Hukuku
Telif hakları ve ilgili diğer haklar alanında az ilerleme kaydedilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü, fikir ve sanat eseri kuruluşlarını denetlemiştir. Müzik sektöründeki dört fikir ve sanat eseri kuruluşuyla bir işbirliği protokolünün imzalanmasından sonra, oteller ve yayıncılarla lisans anlaşmaları imzalanmıştır. Fikri Mülkiyet Hakları (IPR) bağlantılı teşekküller arasındaki uyum ve işbirliği daha da iyileşmiştir. Kitap ve CD ile DVD gibi diğer kitle iletişim araçlarının korsanlığı ve gayrimaddi malların telif haklarının ve diğer bağlantılı haklarının ihlali yaygındır. Türkiye’nin icra kapasitesi halen geridir.
(…)
Temmuz 2008’de Anayasa Mahkemesi, ticari markalarla ilgili kararnamedeki cezai hükümleri, ticari marka ihlallerinin mevcut yasal düzenleme kapsamında cezalandırılamayacağına işaret etmek suretiyle iptal etmiştir. Mahkemenin bu kararının arkasında, suç ve cezaların kararnamelerle değil, sadece Parlamento tarafından kabul edilen yasalarla düzenlenebileceği nedeni bulunmaktadır. Yasal boşluğu doldurmak için, Parlamento Temmuz 2009’da Hükümet tarafından önerilen yeni bir kanun kabul etmiştir.
Bununla birlikte, yeni yasanın kabul edilmesine kadar geçen süre zarfında ve ortaya çıkan yasal boşluk nedeniyle, sadece Ankara, İstanbul ve İzmir’deki özel fikri mülkiyet mahkemelerinde görülen 3357 sahtecilik davasından 2861’inde failler suçsuz bulunmuşlardır. Bu yasal boşluk, DTÖ üyelerinin en azından ticari marka ihlalleri davaları kapsamında cezai yaptırım hükümleri kanunlaştırmalarını gerektiren Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması’nın (TRIPs) 61. maddesinin ihlali anlamına gelmektedir.
Fikri mülkiyet hakları suçları için uygulanan bir cezai müeyyide olmaması, aynı zamanda patentler, sınaî tasarımlar ve coğrafi işaretler gibi diğer sınai mülkiyet haklarıyla ilgili cezai yaptırımları da -ki bu yaptırımlar Türkiye’de cidden zayıflamıştır- etkilemiştir. Yukarıda belirtilen fikri mülkiyet hakları ihlalleri için geçerli olan cezalar sadece 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanabilir olmuştur. Dolayısıyla mahkemeler, 1 Ocak 2009’dan itibaren beraat kararlarına hükmetmeye başlamıştır. Patentler, sınaî tasarımlar ve coğrafi işaretlerin ihlal edilmesiyle ilgili cezai müeyyideleri düzenleyen yeni taslak kanunlar Nisan 2009’da Parlamento’ya gönderilmiş olup, halen Parlamento’da beklemektedir.
Şu ana kadar Türkiye, fikri mülkiyet hakları konusunda diyalog mekanizması kurulması için Komisyon tarafından Nisan 2008’de yapılan öneriye istekli yaklaşmamıştır. Komisyon’la fikri mülkiyet hakları konusunda bir diyalog mekanizması kurulması ve Türkiye’nin buna başarılı bir şekilde katılması, bu faslın kapanış kriterlerinden birisini teşkil etmektedir.
Sonuç
Genel olarak, müktesebata uyum nispeten gelişmiştir. Fikri mülkiyet haklarıyla ilgili kamu kurumları arasında eşgüdüm ve işbirliği ile bu kurumların uzmanlıkları artmıştır. Bununla birlikte, yaptırımlar yetersiz kalmaktadır. Cezai müeyyideleri de kapsayacak şekilde fikri ve sınaî mülkiyet haklarını düzenleyecek AB müktesebatıyla uyumlu ve güncel kanunların kabulü çok önemlidir. Sınaî mülkiyet hakları alanında, özellikle uygulama ve yaptırımlar konusunda ciddi yetersizlikler devam etmektedir. Türkiye bunları fikri mülkiyet hakkı sahipleriyle yakın işbirliği içinde ele almalıdır. Türkiye’nin, Komisyon’un önerdiği şekliyle fikri mülkiyet hakları konusunda bir diyalog mekanizmasına katılması çok önemlidir. s.47-48
3. Türkiye Özerk Sinema Kurumu Yasası
Telif Eserler ve Sinema Genel Müdürlüğü,hazırladığı yasa taslağını Ekim ayı başında tartışmaya açtı.Yasanın 2010 yılı ortasına kadar parlamentodan geçmesi hedefleniyor.
Konsey, bir yıl önce, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a “idari ve mali açıdan özerk” bir sinema kurumu yasası için kapsamlı bir rapor sundu. Genel Müdürlük, bu rapora karşılık olarak hazırladığı taslağı Ekim ayı başında tartışmaya açtı.
Konsey bileşenlerinden 21 kuruluşun delegeleri mutabakatla taslak üzerinde talep ettikleri değişiklik önerilerini yazıp, imzalarıyla Genel Müdürlüğe sundu. 3 kuruluş ise(Sine-Sen, Belgeselciler Birliği ve Animatörler Birliği) Genel Müdürlüğün taslağına esastan karşı çıktı ve metne imza koymadı. Metne imza koymayan kuruluşlar, yazılı gerekçelerini yayınladıklarında sektörle paylaşacağız.
Ulusal Sinema Kurumları bilindiği gibi, sinemayı stratejik bir alan olarak tanımlayan gelişmiş bütün ülkelerde film endüstrisinin kamusal omurgasını oluşturur. Mali ve idari açıdan özerk olan bu kuruluşların ana amacı, ülkelerinin film endüstrisine destek ve teşvik sistemlerini kurmak, geliştirmek ve fonlamaktır. Sinema kurum veya merkezlerinin mali kaynakları ise çok çeşitli kamusal kaynaklardan sağlanır. Televizyon yayınları başta olmak üzere her türden görsel işitsel mecranın reklam gelirlerinin anlamlı bir kısmı bu kurumlara ayrılır.
4. 16 Eser ve Bağlantılı Hak Sahibi Birliği Birleşme Kararı Aldı
Fikri Mülkiyet Çalıştayı’na katılan müzik, edebiyat ve sinema toplu hak yönetimi birlikleri (CMO’s) alan bazında birleşme kararı aldı. Böylece her alanda eser sahiplerinin 1, icracıların 1, yayıncı/yapımcıların 1 birliği olacak. Bir süreden beri Sinema Sektörünün de gündeminde olan bu tartışma böylelikle hız kazanmış oldu. Bu karar ışığında TESİYAB, SEYAB(yapımcılar) ve SİNEBİR (Eser Sahipleri) geçtiğimiz üç hafta içinde yaptıkları kongrelerde yönetim kurullarını birleşme prosedürü için tam yetkiyle donattılar. Şimdi diğer bağlantılı hak ve eser sahibi birliklerinin de sürece dahil olmaları bekleniyor.
5. Fransa Ulusal Sinema Merkezi (CNC) ile ilk tur görüşme 16 Aralık'ta Paris'te
CNCyönetimi ile Türkiye Sinema Platformu arasında, üretim, gösterim ve dağıtım alanlarında kalıcı işbirliği zeminleri buluşturmak amacıyla görüşmeler başlıyor. İlk tur görüşmeler Paris'te 16-19 Aralıkta yapılacak.
CNC Başkanı Véronique Cayla'nın daveti üzerine platform icra kurulunun oluşturduğu bir delegasyon, ilk tur görüşmeler için Paris'e gidiyor.
İki gün sürecek olan toplantı, üretim, gösterim ve dağıtım odaklı, üç ana başlık etrafında gerçekleşecek.
Türkiye Delegasyonu şu isimlerden oluşuyor: Platform başkanı Erden Kıral (Başkan), Yapımcılar Birliği ortak temsilcileri Mehmet Altıoklar ve Tolga Esmer, Eser Sahipleri Birliği ortak temsilcisi İsmail Güneş, Film Yönetmenleri Meslek Örgütü Başkanı Mustafa Altıoklar, Senaryo Yazarları Meslek Örgütü temsilcisi Haluk Ünal, Film Eleştirmenleri Birliği temsilcisi Alin Taşciyan, İKSV yönetim kurulu temsilcisi Azize Tan, Türkiye Eurimage temsilcisi Mehmet Demirhan, dağıtımcı Uğur Derviş, Oyuncu Nurgül Yeşilçay, Yönetmen Erdoğan Kar, Yapımcı Gülay Rosset. İki gün boyunca iki endüstrinin işbirliğini azami noktalara taşımak için gereken ortak çalışma başlıkları tanımlanacak, çalışma grupları oluşturulacak ve ikinci tur İstanbul buluşmasının takvimi ve gündemi belirlenecek.
Türkiye Delegasyonu, iki önemli mekanizmanın yaratılması önerisiyle gidiyor: Paris İstanbul yazarlar köprüsü, yapımcılar networku ve kalıcı 'pitching'lerin organize edilmesi…
6. Türkiye Sinema Platformu Genel Kurulu
24 Kasım'da toplanan TSP Genel Kurulu, icra kurulunu yeniledi. Platformun çalışma ilkeleri, görevleri gözden geçirildi. Türkiye Sinema Kurumu Yasa taslağındaki yapısal model önerisinin ruhuna uyumlu olarak da platformun adının bundan böyle Türkiye Sinema Konseyi olarak değiştirilmesine mutabakatla karar verdi.
Bu kez oylama ile değil “eğilim yoklaması” ve mutabakatla seçilen icra kurulu üretimde yer alan kesimleri
temsil eden kuruluşların delegelerinden oluşturuldu. 7 temsilciden oluşan yeni icra kurulunda Erden Kıral, Mustafa Altıoklar/Haluk Ünal (yönetmenler / senaryo yazarları dönüşümlü temsil), İsmail Güneş/Mehmet Güleryüz (Eser Sahipleri Birlikleri dönüşümlü temsil), Atilla Engin (Oyuncu Birlikleri), Celal Çimen (Sendika), Levent Elpen (Animatörler), Mehmet
Altıoklar (Yapımcı Birlikleri), Mustafa Ünlü / Oktay Güzeloğlu (Belgeselciler/ Kısa Filmciler dönüşümlü temsil) yer aldı.
SİNEMA KONSEYİ ASİL VE YEDEK ÜYELERİ
1. Sinebir: İsmail Güneş / Erdoğan Akduman
2. Setem: Mehmet Güleryüz / Hüseyin Karabey
3. BSB: Semra Güzel Korver / Kemal Öner
4. Sesam: R. Yılmaz Atadeniz / Özdemir Öğüt
5. Tesiyap: Erdal Tüşünel
6. Seyap: Tolga Esmer / Biket İlhan
7. Fiyab: Mehmet Altıoklar/ Biray Dalkıran
8. Biroy: Atilla Engin
9. Filmyön: Mustafa Altıoklar / Özcan Alper
10. Sender: Ahmet Haluk Ünal / Turgut Yasalar
11. Fiyap: Şevki Tosunoğlu
12. Soder: Yusuf Sezgin
13. Çasod: Taner Barlas / Suavi Eren
14. ÇFD: Levent Elpen / Erdinç fiemen
15. Siyad:Alin Taşçıyan / Nadir Öperli
16. İKFD: Oktay Güzeloğlu / Vural Çavuşoğlu
17. Sine-Sen:Celal Çimen / Selda Çiçek
18. ASD: Ahmet Boyacıoğlu / Başak Emre
19. Uçan Süpürge: Bilge Taş / Mehmet Uğur Yüksel
20. Türsak Vakfı: Engin Yiğitgil / Nurfer Turan
21. İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali: Hilmi Etikan
22. Altın Koza: Fevzi Acevit / Kadir Beycioğlu
23. Bursa İpek Yolu: Ali Calisir / Nil Percinler
24. Filmmor:Ülkü Songül
25. İKSV: Azize Tan
26. Türsav: Aydın sayman/Ömer Uğur
27. Altın Portakal: (Delege Bildirmedi)