Senaryolar kitap olarak basılıp okunmaktan çok filme çekilmek için yazılır. Tamamlanmış bir senaryo, yapım sürecinde bir yol haritası olarak kullanılır.
Senaryo yazımı oldukça teknik bir konudur ve kimse kendiliğinden oturup yazamaz. Bu, kazanılması ve geliştirilmesi gereken bir beceridir. Senaryolar, yaratıcı bir an sonucu kendiliğinden sayfaya düşmezler, geliştirilmeleri ve iyileştirilmeleri gerekir.
Sinema ve televizyon için yazmak arasında önemli farklılıklar vardır.
Farklı deneyimler: Evde televizyon izlemekle sinemada film seyretmek farklı deneyimlerdir.
Ölçek: Film hikayeleri televizyon dizilerinden fikir, görsellik, duygu ve maliyet bakımından daha geniş ölçektedir.
Raf ömrü: İyi filmlerin ömrü televizyon dizilerinden daha uzundur.
Hikaye anlatımı: Filmler televizyon dizilerinden görsel hikaye anlatımı ve yapı bakımından daha karmaşıktır.
Anlatım kapsamı: 60 dakikanın üzerindeki televizyon filmleri yayın akışına uydurulmakta zorlanır. Öte yandan 90 dakikanın aşağısında uzun metrajlı filme rastlamak güçtür.
Uluslararası pazar: Filmlerin yerel pazarın ötesinde uluslar arası izleyiciye de seslenmesi gerekir.
Yeni filizlenen bir senaryo yazarı olarak mümkün olduğu kadar sık sinemaya gitmeniz gerekir. Filmleri, hedeflendiği üzere geniş ekranda izlemeniz lazımdır. Mümkün olduğunca çok senaryo okumalı ve okuduğunuzu sinemada izlediğinizle karşılaştırmalısınız. Sektör dergilerinden Variety, Broadcast, The Holywood Reporter ve Screen International dergilerini takip etmenizde yarar var. Bu yayınlar, sektörün nasıl işlediği ve karşılaşacağınız zorluklar konusunda bilgilenmenizi sağlar.
Çoğu senarist kariyerine kısa film senaryoları yazarak başlar. Kısa filmler yalnızca önemli bir alıştırma alanı değil, aynı zamanda sektörde işlerinizi tanıtmanız bakımından da faydalıdır. Her ne kadar kısa filmlerden nadiren para kazanılsa da, bu filmleri gerçekleştirmek ve sergilemek için daha çok fırsat vardır. Yeteneğinizi geliştirmek ve kendinizi tanıtmak için kısa film senaryoları yazmayı deneyin.
Senaryo yazarlarının yazdıklarının üzerinden geçip, yeniden yazması beklenir. Bir proje geliştirirken, yeniden yazmaya hazırlıklı olun. İyi yazarlar yazdıklarından hiçbir zaman tatmin olmaz, projelerini daha da geliştirmeye gayret eder. Öte yandan vasat yazarlar, yazdıklarının muhteşem olduğunu düşünür ve iyileştirme sürecine direnirler.
Eğer bir projeyi yazmak üzere görevlendirilmişseniz, iki önemli ilişkiyi geliştirmeniz gerekir: İlki, projeyi geliştirmek ve değerini artırmakla yükümlü olan yapımcıyla olan ilişkiniz, ikincisi de kreatif kontrolü elinde bulunduran yönetmenle ilişkinizdir. Diğer insanların senaryonuzu gerçekleştirirken kendi bakış açılarını, fikirlerini ve hayat tecrübelerini beraberinde getireceği gerçeğini kabul etmeniz gerekir.
Senaryo nasıl yazılır kitaplarını almanın bir faydası var mı? Dramatik yapı ile ilgili kitapları ve bilhassa Aristoteles’in “Poetika”sını okumakta fayda vardır. Öte yandan bu tip kitaplar, tıpkı gözlük takmak gibidir; gözünüzü düzeltmez ama daha net görmenize yardımcı olur. Senaryo yardım kitaplarını bir dizi kural olarak görmektense, rehber olarak kullanın. Bu işin hiçbir kuralı yoktur, yalnızca çok çalışmak gerekir.
Her zaman izleyici için yazdığınızı hatırlayın. Film çekmek zor, sinemalarda gösterime girmesini sağlamak daha da zor, insanların filmi izlemeye gelmesini sağlamak belki de en zor şeydir. Endüstrinin, projeye yatırım yapabilmesi için filmi seyirciye satabileceğine inanması gerekir. Endüstriye, projeniz için potansiyel bir izleyici kitlesi olduğunu göstermeniz gerekir.
Uzun metrajlı film senaryosu yazmak her zaman zordur. Derinizin kalın olması, mücadele etmeniz ve yılmamanız gerekir. Yönetmenler, yapımcılar, şirket yetkilileri ya da senaryo doktorlarının işinizle ilgili söylediklerine katılmak zorunda değilsiniz. Ancak projenizi gerçekleştireceğiniz kişiler onlar olduğu sürece, ne dediklerine kulak vermeniz gerekir.